30 Haziran 2011 Perşembe

Etiket dilini öğrenin, sağlıklı beslenin

Etiket dilini öğrenin, sağlıklı beslenin 
Ürün satın alırken genellikle fiyat ve son kullanma tarihine bakılır, etiket bilgileri ve ürün içeriği iincelenmez. 'Ürün içeriğinde yazılan bilgileri anlayamıyorum' diyerek sağlığınızı riske atmayın, işte o dilin sözlüğü:

Etiket bilgileri, doğru alışveriş yapma ve sağlıklı beslenmenin haritasını gösteriyor. Gıda mühendisi Kübra Koyuncu sağlık için etiket dilinin öğrenilmesi gerektiğini söylüyor.
Etikette besin öğe değerleri, üretici firmaya ait bilgi ve üretim izinleri, içindekiler listesi, porsiyon miktarı gibi bilgiler yer alır. Kübra Koyuncu ürün satın alırken özellikle HACCP gıda güvenlik belgesi, son kullanma tarihi ve 'e' simgesinin kontrol edilmesi gerektiğini belirtiyor. HACCP belgesinin tehlike analizi ve kritik kontrol noktasını ifade ettiğini söyleyen Koyuncu, "HACCP, üretim sırasında gıda maddesi ya da ambalajına herhangi bir bulaşma olmasına karşı alınacak önlemlerin bütününü kapsar. HACCP belgesi bulunmayan hiçbir ürün satın alınmamalı.
Ayrıca ISO22000 belgesi taşıyan ürünler tercih edilmeli. ISO22000, HACCP belgesini de içinde barındırır ve üretim standartlarının dünya standartlarıyla aynı olduğunu gösterir." diyor. Koyuncu, etiket üzerindeki 'e' simgesinin yasal olarak kabul edilmiş ürün hacmi ya da ağırlığına işaret ettiğini dile getiriyor. 'e' işaretinin, E kodlu katkı maddeleri ile karıştırılmamasını söyleyen Koyuncu, bu simgenin ürün ağırlığını gösterdiğini belirtiyor. Öte yandan İstanbul Tüketici Hakları Zabıta Birimi yetkilileri, etiket ve tarifedeki gramajlara uyulup uyulmadığını kontrol ettiklerini dile getiriyor.
Etiketler bize ne söylüyor?
Zenginleştirilmiş: Bir ürüne üretim aşamasında çeşitli besin öğelerinin ilave edilmesidir. C vitamini zenginleştirilmiş meyve suları, iyotlu tuz gibi ürünler zenginleştirilmiş ürünlerdir.
Taze dondurulmuş: Besinlerin taze halde iken hızla dondurulmasıdır.
Azaltılmış: Bu besinler, kendine benzer ve normal üretilmiş besinlere göre yüzde 25 oranında daha az enerji, yağ veya kolesterol içerir.
UHT: Besinde bulunan mikroorganizmaların yüksek ısıda öldürülmesidir. Bu tür ürünler oda sıcaklığında açılmadan 3 ay bekletilebilir. Ancak açıldıktan sonra buzdolabında saklanması gerekir.
Homojenize süt: Sütten yağın ayrılması sonucunda, sütün pütürsüz ve berrak bir yapıya sahip olmasıdır.
Pastörize: Süt ve yumurta gibi besinlerde vücuda zarar verebilecek bakterilerin, yüksek ısıda kısa süre ısıtılıp hızla soğutularak yok edilmesidir.
Doğala özdeş aroma: Kimyasal yollarla sentezlenen ve kimyasal yapısı, doğal aroma maddeleri ile aynı olan maddelerdir.
Parti no: Aynı koşullarda ve zamanda üretilen, ambalaj, ambalaj büyüklüğü, sınıf, tip, çeşit ve boyu aynı olan ürünler veya ambalajlar topluluğudur.
Hidrojen yağ (trans yağ) : Sıvı bitki yağların hidrojen bulunan bir ortamda ısıtılmasıyla katı yağa dönüşmesidir. Hidrojen yağ, kötü kolesterolü yükseltmekle kalmaz, aynı zamanda iyi kolesterolü de düşürür. İçindekiler listesinde bu yağların sonlarda yer aldığı ürünleri tercih edin.
Meyve nektarı: Bazı meyvelerin suyu ya da püresi tüketime uygun değildir. Ya kıvamı koyu (kayısı, şeftali) ya da tadı çok ekşidir (vişne, limon). Bu tür meyvelerin belirli miktar su ile seyreltilmesi ve su ile bozulan tat dengesinin şeker vb. maddelerle yeniden kurulmasına nektar denir. Meyve oranları, yüzde 25 ile 99 arasında değişir.
Aromalı içecek: Ürünün içeriğinde yüzde 0 ile 9 arasında meyve bulunur.
Emülgatör: Bir gıda maddesinde, yağ ve su gibi iki veya daha fazla fazın homojen bir karışımını oluşturan veya sabit tutan maddelere verilen genel addır.
MSG (Mono sodyum glutamat): Lezzet artırıcı katkı maddesidir. İçeriğinde MSG bulunan ürünleri kesinlikle tercih etmeyin. Bu madde, böbrek ve karaciğer hasarı, alzheimer, parkinson, obezite gibi birçok hastalığa yol açabiliyor.
Barkod: Bir ürünün elektronik cihazlar tarafından kolay bir şekilde tanınmasına imkân verebilmek için geliştirilmiş özel görsel veridir. Barkod numara ve şekli her ürüne göre değişir. Ayrıca her ülkenin farklı ön barkod numaraları vardır. Türkiye'nin ön numarası 869'dur. Yani barkod numarası 869 ile başlayan ürünler Türkiye'de üretilmiştir.

29 Haziran 2011 Çarşamba

Yağdın Üstüme



Bir yağmur bulutu gibi,

Yağdın üstüme sağnak sağnak,

Sırıl sıklam oldum aşkından,

Islandım tepeden tırnak,

Yeniden ümitlendim,

Yeniden kucaklaştım hayatla,

Bir bahar yağmuruymuşsun meğer,

Çok kısa sürdü yağmaların,

İçimdeki ıslaklığın daha kurumadan,

Geldin de geçtin çoktan,

Sana yangın yüreğimden,

Ümitlerimi çalıpta, hayallerimi yıkarak,

Gönlümde silinmez derin izler bırakarak...

(A.Nuri ÖZDEN)

27 Haziran 2011 Pazartesi

Bilgisayarınızı cep telefonundan açın!


Symbian’ın sıra dışı dünyasından yine sıra dışı bir yazılım. Symbian işletim sistemine sahip cep telefonunuzu kullanarak kablosuz ağ üzerinden bilgisayarınızı açmak ister misiniz?

Symbian işletim sistemine sahip mobil cihazınızdan kablosuz ağı kullanarak bilgisayarınızı açmak, yeri geldiğinde çok kullanışlı olabilir. Yazımızda sizelerle paylaşacağımız program ile bu işlemi gerçekleştirmeniz artık mümkün.



Bir kez girdiğinizde ayarlarınız kaydediliyor.
Python tabanlı çalışan bu küçük uygulama, meşhur "magic packet" gönderimini Symbian'da kablosuz ağ (wireless) üzerinden gerçekleştiriyor.

"Wake On Lan" Nasıl Kullanılır?
Kablosuz ağınıza ethernet kartından dahil olan herhangi bir bilgisayarı; girilen IP, MAC adresi bilgileriyle ayırt ederek; "Wake Up Lan" - "Ağ Üzerinden Başlatma" özelliğini kullanarak açıyor. Tabi uygulamanın gönderdiği paketleri bilgisayarınızın alabilmesi için BIOS içersindeki "Wake Up Lan" özelliğinin açık olması gerekiyor.



Bu uyarıyı görmeniz, işleminizin başarıyla tamamlandığının göstergesi.


Buradan
indirebileceğiniz uygulama Python 1.4.5 ve üzeri yüklü Symbian S60 3. sürüm cihazlarla çalışıyor. Uygulama Python'un kurulu olduğu dizine kurulmadığı takdirde hata veriyor.


:: Uygulama için ne dediler?
Yazan: Ahmet Gözütok
SDN - http://shiftdelete.net

9 Haziran 2011 Perşembe

MEMLEKETİMDEN MANZARALAR

Doğu Karadenizin doğusunda bulunan sınır illerimizden memleketim olan ARTVİN - MURGUL'da çekilmiş olan manzara fotoğraflarını sizlerle paylaşmak istedim. Umarım beğenirsiniz iyi seyirler...
 
Murgul yolu üzerinde bulunan tarihi bir Kemer Köprü...

Murgul'dan kenar manzarası...

Çimenli Mahallesi

Özmal Köyü

* * *

Köyümüzün mezrasından manzaralar...
Kara Kovan Peteği

Ormandan küçük bir misafir...

Maden Dağı genelde yılın 12 ayı karlıdır...

Derelerimiz tertemiz ve berrak ...

 
Yüzmek için bire bir güzel...

Kırmızı pullu gerçek Alabalıklar, lezzetlimi lezzetli...

Delikli Taş (Zamanla suyun taşı delmesiyle bu hali almış)

Kimbilir...


4 Haziran 2011 Cumartesi

3 Haziran 2011 Cuma

Ateşlenen çocuklara aspirin vermeyin

Ateşlenen çocuklara aspirin vermeyin
Ateşi yükselen çocuklara rastgele verilen aspirin bazı sağlık sorunlarına yol açıyor.
"Çocuğunuz size her zaman alıştığınızdan daha sıcak geliyorsa ısısını ölçerek tam bir ölçüm yapın." uyarısı yapan uzmanlar, aspirinin ateş düşürücü olarak kullanılmamasını istedi.
Bursa Dörtçelik Çocuk Hastanesi Başhekimi Çocuk Hastalıkları Uzmanı Dr. İsmail Özcan, genellikle 38 derecenin üzerindeki değerlerin ateş olarak kabul edildiğini kaydetti.
Dört ayrı ateş ölçme şekli olduğunu, koltuk altı ölçümlerinin diğer ölçüm şekillerine göre 0,5 derece daha düşük olduğunu vurgulayan Dr. Özcan, 2,5 yaşından küçük çocuklarda dil altından ölçüm yapmanın zorluğuna dikkat çekti. Özcan, "Civalı cam derece kullanılmasını tavsiye etmiyoruz. Elektronik derecelerin ölçüm yapmak süresi 3–4 dakika olarak kabul ediliyor. Kulak dereceleri saniyeler içinde güvenilir ölçümler yapabilmektedir. Mutlaka rahat kullanabileceğiniz bir dereceniz olmalıdır. Bu derece ile çocuğunuz ateşli değilken birkaç sefer ölçüm yapmalısınız." dedi.
Her seviyedeki ateşin tehlikeli sayılmayacağının altını çizen Dr. İsmail Özcan, 34 ile 37 derece arasını ateşsiz, 38–39 derece arasını ateşli ve 40 ve yukarısını ise yüksek ateşli olarak adlandırdıklarını söyledi.
Çocuğun ateşi olmamasına rağmen hasta görüntüsünün devam etmesi durumunda ateşinin birer saat arayla ölçülmesini tavsiye eden Başhekim Özcan, yüksek ateşli çocuklara vakit geçirilmeden doktora götürülmesini istedi.

ATEŞ NASIL DÜŞÜRÜLÜR?
Üç aydan küçük çocuklarda ateş görülmesi halinde, bebeğin üzerinin açılarak beklenilmesi gerektiğini kaydeden Uzm. Dr. İsmail Özcan, çocuğun ateşi çıkarken titremesinin son derece normal olduğunu söyledi.
"Üşüttüğü için ateşi çıktı" diye çocuğun üzerinin örtülmesinin yanlış olduğunu dile getiren Özcan: "Kalın giysiler vücut sıcaklığını dışarı geçirmeyerek çocuğunuzun ateşinin daha da yükselmesine neden olur. Çocuğunuz titriyorsa, onu bir çarşaf veya ince bir havluya sarın. Üzerini açmanıza rağmen çocuğunuzun ateşi 39 derecenin üzerine çıkıyorsa hemen doktorunuzu arayın. Isıyı hızla düşürmenin yolu ılık duşa sokmak veya ılık ıslak havlu ile kompres yapmaktadır. Çocuklarda hiçbir zaman aspirin ateş düşürücü olarak kullanılmamalıdır. Parasetamol 4–6 saatte bir verilir. Ateş parasetamole rağmen 38,5 derecenin üzerinde seyrederse doz Aralığını 4 saatten 3 saate almak yerinde olabilir. Aktif maddesi İbuprofen olan ilaçlar, 3 saatte bir parasetamolle birlikte kullanılmalıdır." şeklinde uyarılarda bulundu.