31 Ağustos 2011 Çarşamba

İntizar & A.Selçuk İLKAN - Sürgünüm


Her gün yeni bir yangınla hayatım,
Acılardan acılara sürgünüm ,
Sende başlar sende biter isyanım,
Yalnızlıktan, yalnızlığa sürgünüm...

Siz hiç geceleri yalnız kaldınız mı?
Ip ıslak gecelerde yapa yalnız.
Gerilere gömülü mazinizi seyrettiniz mi pencerenizden?
Gülerken, gülerken ağlayabildiniz mi hiç?
Kışın ağaç kovuklarında yarı aç yarı tok,
Yazın park köşelerinde üstte yok başta yok,
Günlerinizi saydığınız oldu mu?
Merhamete, şefkate en muhtaç olduğunuz geceler
Elinizde kırık dökük bir fener
Feleğin çemberinde döne döne
Gelene geçene merhamet şefkat sordunuz mu?

Bazı geceler aç yatmışsınızdır,
ama, ama hiç rüyanızda ekmek çaldınız mı?
Taze değil, bayat, kuru bir ekmek için hırsız dediler mi size?
Merhametliler, şefkatliler
Ve, ve bu kadar yokluk içinde aşk, aşkı düşünebildiniz mi?
Hiç geceler dolusu seviştiniz mi geceyle?
Karanlığa seviyorum, seviyorum diye haykırabildiniz mi,
Heceleye heceleye?
İşte o zaman, iste o zaman siz de bizdensiniz!
Yaşayan ölülerden, yaşayan sürgünlerden!…

Acılardan acılara sürgünüm cano sürgünüm,
Yalnızlıktan yalnızlığa sürgünüm oy oy sürgünüm cano sürgünüm

29 Ağustos 2011 Pazartesi

Uykusuz geçen bir gece 3 kilometreye bedel

Uykusuz geçen bir gece 3 kilometreye bedel
Colorado Üniversitesinden bir grup bilimadamı tarafından yapılan araştırma, yatakta sağa sola dönerek geceyi gündüz edenlerin, mışıl mışıl uyuyanlara göre daha fazla kalori yaktığını gösterdi.

 ABD'de yapılan bir araştırma, uykusuz bir gece geçirenlerin 3.2 kilometre yürüyen bir kişi kadar enerji harcadıklarını ortaya koydu.
 Journal of Physiology dergisinde yayımlanan araştırmaya göre, geceyi uykusuz geçiren bir kişinin harcadığı enerji miktarı, 8 saat uyuduğunda harcadığındakinden yaklaşık 135 kalori daha fazla.
 Sağlıklı 7 gönüllü üzerinde yapılan araştırmayı yürüten ekibin başındaki Kenneth Wright, "Uykudaki enerji tasarrufu kısmen az görünebilir, ancak bu bizim beklediğiminden biraz daha fazla" dedi.
 Uykusuzluğun kilo vermek için güvenilir ve etkili bir yöntem olmadığının altını çizen bilimadamları, araştırmanın uyku düzensizliği yaşayanlar açısından önemli olabileceğini söyledi.

DÖNMENİ BEKLİYORUM

Photobucket

10 Ağustos 2011 Çarşamba

GÜL YÜZLÜM - UMUDA YENİK DÜŞEN ŞİİRLERİMDEN

Sinan ÖZEN - Ömür Dediğin Nedir

Bir ömür geldi geçti, her şey boş her şey yalan,
Var mı bu dünyada, ebedi baki kalan.

Ömür dediğin nedir, dalda bir kuru yaprak,
Bin sene de yaşasak son durak kara toprak.

*      *     *

Canı verdi Allah’ım, bir sonu vardır bunun,
Yaşamak güzel ama ölümü de düşünün.

Ömür dediğin nedir, dalda bir kuru yaprak,
Bin sene de yaşasak son durak kara toprak.

*      *      *

Dünya dar gelir sana alamazsın hızını,
Bir gün gelir azrail alır son nefesini.

Ömür dediğin nedir, dalda bir kuru yaprak,
Bin sene de yaşasak son durak kara toprak...

Abdullah KARAMAN

5 Ağustos 2011 Cuma

GÖZLERİN


Miadım dolmaya fırsat beklerken,
Tükenen ömrüme candı gözlerin,
Yarına umudum kalmadı derken,
Hayata döndüğüm andı gözlerin.

Nazarın mıh gibi çakıldığı an,
Adeta can buldu cananda bu can,
Bir yanım kesilse, sendin damlayan ,
Damarıma giren, kandı gözlerin.

Ne kadeh kaldırdım ne şarap içtim,
Sarhoş olmak için ben seni seçtim,
İçtikçe aşkını, kendimden geçtim
Halimi ayık mı sandı gözlerin.

Ermez bu zirveye insan hayali,
Gafil avlananlar bilir bu hali,
Közden çıkartılmış ekmek misali,
Aşkı yüreğime bandı gözlerin.

Ne vahşeti vardı , ne de çilesi,
Emsalsizdi bu savaşın hilesi,
İçten kuşatıldı gönül kalesi,
Sanki Fatih Sultan Han dı gözlerin.

İnsaf eder alev alev yakmazdın,
Bir ışık görmesen böyle bakmazdın,
Demek ki gözüme kandı gözlerin,
Demek ki gözüme kandı gözlerin…

Uğur IŞILAK

4 Ağustos 2011 Perşembe

Her gün okunacak dualarınız olsun

Her gün okunacak dualarınız olsun
Dua, ibadetin özü, kulluğun bir parçasıdır. Sürekli yapılması gereken bir ibadettir. Ancak birçoğumuz duayı sıkıntı ve zor zamanlarda hatırlar veya genellikle namaz sonuna sıkıştırır. Evden çıkarken, yatmadan önce nasıl dua etmeli?

Dua sadece sıkıntılı ve zor anlarda hatırlanan bir ibadet olmamalı. Dua kulluğun bir parçası, Müslüman'ın hayatının her anında dilinde ve gönlünde olması gereken bir ibadet. Prof. Dr. Davut Aydüz, her Müslüman'ın her gün devamlı okuyacağı duaları olması gerektiğini söylüyor.
Dua, ibadetin özü, kulluğun bir parçasıdır. Sürekli yapılması gereken bir ibadettir. Ancak birçoğumuz duayı sıkıntı ve zor zamanlarda hatırlar veya genellikle namaz sonuna sıkıştırır. Kişinin acizliğinin şuuruna vararak hem rahatlıkla hem de zorlukta Allah'tan yardım istemesi gerektiğini ifade eden Sakarya Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Davut Aydüz, her Müslüman'ın her gün devamlı okuyacağı duaları olmasını söylüyor. Aydüz, boş kalınan her an dudakların devamlı dua ile kıpırdaması gerektiğini belirtiyor.
Allah (cc), Furkan Suresi'nde 'Duânız olmazsa ne ehemmiyetiniz var' buyurarak duanın önemini kullarına hatırlatıyor. Dua eden kişiyi Allah'ın rahmetinin kuşattığını dile getiren Aydüz, canlı ve zinde kalabilmek, dinî şevk ve heyecanın devamı için duanın çok önemli olduğunu söylüyor. Aydüz, "Bir Müslüman'ın, sadece belâ ve musibet anlarında dua edip, daha sonra duayı terk etmesi doğru değildir. Bu durum, Kur'ân-ı Kerim'de anlatılan kâfirlerin durumuna benzemektedir. Kâfirler, sıkıntıya düşünce yana yakıla Allah'a kendilerini kurtarması için dua ettikleri halde, sıkıntı geçince Allah'a duayı terk ettikleri gibi, O'na şirk koşmaya başlar. Bir Müslüman olarak biz de aynı duruma düşmemeliyiz. Biz günlük dualarımızı okur ve devam edersek Kur'an'da anlatılan kâfirlere benzememiş oluruz." diyor. Aydüz, sıkıntısız ve tasasız zamanlarda yapılan duaların dar durumda yapılan duanın kabulünü kolaylaştırdığını söylüyor. Aydüz, "Bazen öyle kazalar oluyor ki hurda yığını haline gelen otomobil veya otobüsün içinden burnu bile kanamadan insanlar çıkıyor. Bu tür kazalardan hiçbir yara almadan kurtulmanın temelinde bazı hayırlı işler ve günlük yapılan dualar var. Ferah zamanlarda yapılan iyilikler ve dualar zor zamanlarda fayda verir. Allah yardım elini uzatır." şeklinde konuşuyor.
Allah Resulü'nün dudaklarından duanın hiç eksik olmadığını ve hayat tarzına dönüştüğünü söyleyen Aydüz'e göre her Müslüman'ın her gün devamlı okuyacağı duaları olmalı. Dua için ayıracağı bir zamanı olmalı ve bu konuda hiçbir mazeret ileri sürmemeli. 'İşlerim çok yoğun, eve geç ve yorgun olarak geliyorum, hiç zamanım olmuyor' gibi mazeretlerin arkasına sığınmamalı. Bir bardak çay için saatler harcamak yerine birkaç dakika da olsa günlük dua okunmalı ve yapılmalı.

Evden çıkarken, yatmadan önce nasıl dua etmeli?
Evden çıkarken "Bismillahi, tevekkeltü alallahi, la havle ve la kuvvete illa billah" diyen tehlikelerden korunur ve şeytan ondan uzaklaşır. [Tirmizi]
Üzüntülü iken, "La İlahe illa'llahu'l azimu'l halim Rabbu'l arşi'l azim, la İlahe illa'llahu Rabbü's semavati ve Rabbu'l arzi ve Rabbu'l arşi'l kerim" (Allah'tan başka bir ilâh yok! Arş-ı Azîm'in sahibi Allah'tan başka ilâh yok! Bütün semâların ve arzın ve çok şerefli Arş'ın sahibi Allah'tan başka ilâh yok) (İbn-i Abbas)
Yatarken; Hz. Âişe şöyle demiştir: Hz. Peygamber (sas) her gece yatmak üzere yatağına girdiğinde iki elini birleştirerek bunlara, İhlâs, Felâk ve Nâs sûrelerini okur, ellerine üflerdi. Sonra iki eliyle elinin yetiştiği yerleri sıvazlardı. Elleriyle başını, yüzünü, vücudunun ön kısmını meshetmeye başlardı. (Sonra vücudunun arka tarafını sıvazlardı) ve böyle okuyup üfleyerek vücudunu meshetmeyi üç defa tekrarlardı. (Buharî, Daavât, 12)
Yatmadan önce; "Bakara Sûresi'nin sonundaki iki âyeti geceleyin kim okursa o iki âyet ona kâfi gelir." [Buhârî, Fedâilu'l-Kur'ân 10] Bu iki âyeti okuyan için: Gece ibâdeti yerine geçer. Eğer Kur'an'dan okumaya devam ettiği bir hizbi varsa onun yerine geçer. Mükâfat ve fazîlet olarak kişiye yeter. O gece olması muhtemel âfetlere, şeytana ve şerrine, insanlar ve cinlerin şerrine karşı yettiği söylenmiştir.
Her gün 100 kere "Lâ ilâhe illallahu vahdehu lâ şerîke leh lehü'lmülkü ve lehü'lhamdü ve hüve alâ külli şey'in kadîr" diyen kimse, 10 köle azat etmiş gibi olur, kendisine 100 sevap yazılır, 100 günahı silinir, o gün akşama kadar şeytanın şerrinden emin olur. (Buhari, Müslim)
Her gece yatarken 100 defa (Sübhanallahi velhamdü lillahi ve la ilahe illallahü vallahü ekber) okuyan kimse, yüz defa tesbih, tahmid ve tekbir söylemiş olur. Böylece, muhasebe yapmış, kendini hesaba çekmiş sayılır.
Sabah ve akşam namazının farzında selâm'dan hemen sonra 10 kere "la ilahe illallahu vahdehu la şerikeleh lehül mülkü ve lehül hamdü yuhyi ve yumit ve hüve hayyul la yemüt biyedihil hayr ve hüve ala külli şey'in kadir'' diyenin her okumasına karşılık onun için on sevap yazılır; on günahı silinir ve mertebesi on derece yükseltilir. Bütün kötülüklerden ve şeytandan emin olur. Şirkten başka hiçbir günah ona yetişmez. Hiç kimse onun gibi amel edemez; meğer ki biri de onun dediğinden daha fazlasını söyleye. (Tirmizi, Daavât 63)
Sıkıntının defi için "Lâ İlahe illa ente Sübhâneke inni küntü minezzalimin" okunmalı.
''Sizden biriniz yemek yediği zaman besmele çeksin. Yemeğe başlarken besmeleyi unutursa: Bismillah fî evvelihi ve âhirihi (Başında da sonunda da bismillah) desin." (Tirmizî)
Bir kul yemek yer, yahut bir şey içer de, 'Elhamdülillah' derse, Allah ondan razı olur ve geçmiş günahları affedilir. (Müslim, Zikr 89; Tirmizi, Daavât 56)


3 Ağustos 2011 Çarşamba

Bunama sürecini hızlandıran bulmacalar

Bunama sürecini hızlandıran bulmacalar
ABD'de yapılan bir araştırma, çapraz bulmaca ve sudokunun gibi zeka oyunlarının bunamayı geciktirmesine karşın, hastalığın ortaya çıkması durumundaysa ilerleme sürecini hızlandırdığını ortaya koydu.
İtalyan La Stampa gazetesinde yayımlanan habere göre, Chicago'daki Rush Üniversitesi Tıp Merkezinden bir grup bilim adamının yürüttüğü araştırmada elde edilen şaşırtıcı sonuçlar bu kadarla da kalmıyor. Araştırmaya göre, okuma, radyo programlarını dinleme ve televizyon izleme gibi zihni destekleyici diğer faaliyetler de ileriki yaşlarda bunamanın ortaya çıkması durumunda hastalığın ilerleme sürecinin hızlanmasına neden olabiliyor.
65 yaş ve üstünde bin 157 kişinin katılımıyla yapılan ve 12 yıl süren araştırmada bilim adamları, zihni destekleyici faaliyetlerin düşünme becerilerinin zayıflama sürecini yavaşlatabildiğini, daha ileriki yaşlarda ise bunama sürecini hızlandırdığını gözlemledi.
Araştırma ekibinden profesör Robert Wilson, "Elde ettiğimiz sonuçlar bilişsel zayıflamanın ilk işaretlerini geciktirmenin bedelinin, daha sonra hızlı bir bunama süreci yaşamak olabileceğini gösteriyor. Ancak buradaki soru, buna neyin neden olduğu" dedi.
Araştırmanın sonuçları "Neurology" dergisinde yayımlandı.

2 Ağustos 2011 Salı

Çocuklarımıza Allah'ı nasıl anlatalım?

Çocuklarımıza Allah'ı nasıl anlatalım? 
Allah'ı korkulan, yasakçı bir üslupla anlatan; ayıp, yasak, günah üslubu kullanan ebeveynler, çocuklarını Allah'tan soğutur. Allah anlatılırken sevgi veren, yaratan, koruyan vs. vasıfları öğretilmeli. Çocuğa Allah anlatma yolları:

Psikolog Ayşe Özden'den öneriler  
Çocuğa anlatacağınız şeyleri yaşamak ve göstermek en güzel eğitimdir. Çocuğun sorularına da yaşına uygun ve basit cevaplar vermeyi unutmayın.
Çocuklar 3 temel duygu ihtiyacıyla doğarlar. Bunlar bağlanma, güven ve sevgidir. Bu temel duygular karşılandığı zaman çocukta sağlıklı yapı gelişir. Bu duygulardan önce korku ile tanışan çocukta kaygılı yapı oluşur. Allah bilinci verilirken Allah'ı korkulacak ve cezalandıran bir otorite olarak değil de yaratan, yaşatan, seven, koruyan, gözeten, sahip olduğumuz her şeyi bize veren güçlü bir zat olarak tanıtmalıyız çocuğumuza. Nasıl ki çocuğun annesini, babasını ve hayatı güzel duygularla tanıması önemliyse Allah'ı aynı duygularla tanıması da bir o kadar önemlidir.
Çocuğa Allah anlatılırken anne babanın sevgi dolu, anlayışlı, yapıcı ve pozitif yaklaşım sergilemesi gerekmektedir. Zira insan fıtratı gereği sevgiye ve sevdiğinden gelen her şeye yakınlaşır. Korkudan ve korktuğu kimseden gelenlerden sakınır, uzaklaşır.
Çocuğa Allah'ı korkulan, kural koyan ve yasaklayan olarak tanıtmamalı ve ayıp, yasak, günah üslubu kullanılmamalıdır. Bu yaklaşımlar çocuğu direkt olarak Allah'tan soğutan ya da korktuğundan dolayı boyun eğen, fakat bununla birlikte çocukta anksiyeteli yapı oluşmasına zemin hazırlayan yaklaşımlardır. Hatta anne babasından korkarak ve onların kurallarına uymak zorunda kalarak büyüyen çocukların zamanla ebeveynlerine ve kurallara baş kaldırdığı ya da ebeveyninin yanında kurallara uyduğunu fakat onların olmadığı ortamlarda sınırları zorlayacak kadar istediklerini yaptıklarına dair örnekleri çevremizde görmekteyiz.
Bir danışanım çocuğunun Allah'a küfrettiği ve onu hiç sevmediği şikayetiyle gelmişti. Aile önceden çocuklarının böyle olmadığını, bu durumun zamanla oluştuğunu ve ne yaparlarsa yapsınlar çocuklarının bu tepkisel tutumunu değiştiremediklerinden yakınıyorlardı. Yaptığım değerlendirme sonucuna göre çocukları el bebek gül bebek yetişmiş, 4 yaşına gelince kardeşi olmuş, onu çok kıskanarak kardeşine zarar vermeye başlamış olduğunu öğrendim. Çocuğun "Nerden geldi bu çocuk?" sorusuna ailesi her seferinde Allah verdi, diye cevaplıyor. Çocuk kardeşine zarar verdiği her anda anne babası "Allah kızar, seni sevmez." yanıtı veriyordu. Çocuğun kardeşine zarar vermesi sonlanıyor diye aile bunu çok kullanıyordu. Çocuk, saltanatını sarsan kardeşini onlara veren ve kardeşine zarar verince kendini cezalandıracağına inandığı zattan zamanla nefret etmeye ve uzaklaşmaya başlamıştı. Belki de bir ömür Allah'ı hakkıyla tanıyamayacaktı.
Çocuğu yetiştirirken gelişim basamaklarını ve çocuk psikolojisini bilmek çok önemlidir. Bazen doğru olan şeylerin yanlış yolla yanlış şekilde öğretildiğine şahit olabiliyoruz.
Çocukta merak duygusu 3 yaştan itibaren başlar. Çocuğun hayatı ve kendini anlamlandırmaya dair sorduğu soruları yaşına uygun bir şekilde cevaplamak çok önemlidir. Çocukta vicdan gelişimi ise 6 yaştan itibaren başlar. 6 yaş öncesinde kurallar ve yasaklar minimal bir dozda öğretilmelidir.
Ne yapabilirsiniz?
6 yaştan itibaren yapılması gerekenler:
Doğru-yanlış, iyi-kötü, cennet-cehennem, sevap-günah kavramları doğru üslupla anlatılmalı.
Allah korkusu tedrici olarak öğretilmelidir.
Çocuklar her yaşta rol modele ihtiyaç duyarlar. Model alacakları kahramanları ve idolleri taklit ederler. Peygamberlerin, sahabelerin hayatlarına dair dini kitapların alınması ve okumalarının teşvik edilmesi faydalı olur.
Küçük, basit dualar ezberletilebilir ve her ezberlediği dua için bir ödül verilebilir.
Tabiat, hayvanlar, çiçekler, bedenimiz, gökyüzü, su vs. tanıtılmalı, üzerine tartışılmalı ve bunların hepsini Allah'ın bize verdiği anlatılmalı, bizden şükür istediği söylenmeli.
Bayram günleri, kandil geceleri kutlanmalı, dini içerikli hediyeler verilmeli, onun da başkalarına vermesi teşvik edilmeli.
Başkalarına iyilik yapılması teşvik edilmeli ve Allah'ın bunun için bizi mükafatlandıracağı söylenmeli.
"Allah nerede?" diye soran çocuğunuza şu cevabı verebilirsiniz: O bizi her nerde olursak olalım, seviyor ve koruyor. (6 yaştan küçük çocuklar için) Allah'ın belli bir mekanı yoktur. Her yerdedir. O bizim duyu organlarımızla algılayabileceğimiz bir halde değildir. Asıl olan Allah'ın sevgisinin kalbimizde olmasıdır. (6 yaştan büyük çocuklar için)
Çocukların en bariz özelliği taklitçiliktir. Çocuklar anne babalarını taklit ederek birey olmayı öğrenirler. Anne babalar çocuklarının nasıl olmasını istiyorlarsa öyle yaşamalıdırlar.
Basit masal ve dini hikayeler anlatılarak Allah sevgisi ve koruyuculuğu öğretilebilir.

1 Ağustos 2011 Pazartesi

Arif SUSAM


Sabaha Kadar

Sevcan ORHAN


Aynalı Körük

Serdar ORTAÇ


İşim Olmaz


Hadi Çal


Gram


İki Gözüm


Sibel CAN



Hançer


Benim Adım Aşk


Sevmekten Kim Usanır


Çantada Keklik


Kıskıvrak


Ayrılık Ateşten Bir Ok


Hadi İçelim


Cemrem


Padişah


Berivanım


Gelse O Şuh Meclise

SILA


Oluruna Bırak


Alain Delon


İnşallah


Yara Bende


Sevişmeden Uyumayalım


Dön Demeyi Unuttum


Bana Biraz Renk Ver


Köşe Yastığı


Dan Sonra

VOLKAN KONAK



Göklerde Kartal Gibiydim


Yarim Yarim


Cerrahpaşa


Dertliyim Kederliyim


Şimdi Uzaklardasın


Gardaş


Belalım


Eledim Eledim


Dido


Ben Seni Sevdiğimi


Nefesim Nefesine


Haydar Haydar


Aynalar


Ayşem


İki Keklik


Yatma Yeşil Çimene

FATİH KISAPARMAK


Kendi Kendime


Senden Sonra


Ben İki Kere Ağladım


Üzüm Karası Gözlerin


Bu Adam Benim Babam


Haram Saltanatı


Bütün Sarı Taksiler


Eski Toprak


Mor Salkımlı Sokak


Keki Eyvah


Papatya Falı


Kilim


Yakılmış Mektup - Şiir


Türkü Gözlüm


Sevdaya Tutulmaya Gör


Olur mu Böyle Hasan


Mor Salkımlı Sokak - Canlı Performans

Sibelim


Sensiz Olmaz


Celladım Ol


Efendim İşitmedim

ONUR AKIN



Yüreğimdesin


Dağ Başında


Eski Bir Resim


Geceyi Sana Yazdım


Ne Olur Bir Sabah




ANKARA'LILAR



Ayşe DİNÇER - Kirli Mendil


Mehmet DEMİRTAŞ - Apaçi


Mehmet DEMİRTAŞ - Vay Garip Dünya


Ankaralı Coşkun - Ankaranın Bağları


Bülent GÖKÇE - Belki Bir Kış Günü


Hakan GİDER - Edalı Gelin


Ayşe DİNÇER- Koçum Benim


Ayşe DİNÇER - Fasülye


Ankaralı Namık - Aman Karpuz Kestim


Neşet ABALIOĞLU - Karakız


Ankaralı Turgut - Beni Görmek İçin Gelme


Ankaralı Coşkun - Ankaradan Bir Kız Geçti Gördünmü


Ankaralı Yasemin - Alayı Ankaralı


Bülent GÖKÇE - Çapa Yapmış Zilli


Ankaralı Namık - Buralardan Gidelim


Taner OLGUN - Yoruldum Ben


Hasan YILMAZ - Çak


Hasan YILMAZ - İstanbulun Babası


Seda KARA - Sonuna Geldim


Seda KARA - Oy Ellikten Ellikten


Seda KARA - Hacel Obası


Ankaralı Yasemin - Elmanın İrisine


Ayarcı Mahmut - Kendisi Lazım


Ayarcı Mahmut - Aman Aman Ben Yandım


Zeki BEKAR - Bu Akşam İçeceğim



Ankaralı Yasemin - A Kuzum