TUTKUN KARADENİZ

29 Şubat 2012 Çarşamba

Erkan YEŞİLYURT - Mektup Yazarım Mektup


                                        


Ay doğar gecelere, daldım düşüncelere,
Eller aldı yârini, ben kaldım köşelere.

Mektup yazarım mektup, üzerini pullama,
Ben yazarken ağladım, sen okurken ağlama.

 *      *      *
Çapulamın uçları, çıkamam yokuşları,
Selam söyleyin yâre, yedi dağın kuşları.

Mektup yazarım mektup, üzerini pullama,
Ben yazarken ağladım, sen okurken ağlama.

 *       *       *
Dalga vurur taşlara, bak gözümde yaşlara,
Usandı bu gözlerum ardından bakışlara.

Mektup yazarım mektup, üzerini pullama,
Ben yazarken ağladım, sen okurken ağlama….

22 Şubat 2012 Çarşamba

Namazın Hikmetleri ve Faydaları


Namazdaki sır ve hikmetler saymakla bitmez. Her hareketin, her duruşun, her kırâat ve duanın birçok hikmet, mânâ ve nükteleri vardır.

 Aynı zamanda temizlik vesilesidir. Namaz kılanın bedeni temiz, elbisesi temiz, namazgâhı (meskeni) temizdir.

 Koruyucu hekimliğin, yâni sıhhati ve sağlığı korumanın şartlarından biri de temizliktir, temiz olmaktır. 

 Beden temizliği, elbise temizliği, çevre temizliği.

 Demek oluyor ki, koruyucu hekimliğin şartlarından biri ve birincisi de temizliktir. Demek oluyor ki, namaz aynı zamanda koruyucu hekimliktir ve dolayısıyla namazına devam eden aynı zamanda saglığını korumaya da devam etmiştir.

 Namaz, aynı zamanda bir idmandır, vücut mekanizmasının bir idmanıdır, beden eğitimidir. Bakınız namazda insan vücudunun her uzvu hareket ediyor, her eklemi (mafsali) bükülüyor, kaslar gerilip gevşiyor.

 Namazda eller yukarı kaldırılıp indiriliyor, eğilme doğrulma var, yere yatma ve oturma var, boynu sağa – sola bükme var.

 Hâsili namazın her rek’atında vücut organlarının hepsi hareket etmektedir.

 Namaz kılan bir insan, bir günde (14) defa ellerini yukarı kaldırır ve indirir, (40) defa eğilir ve doğrulur, (80) defa başını yere koyar ve kaldırır, başını (12) defa sağa, (12) defa sola çevirir, (40) defa parmaklarını açar (rükû’larda), (80) defa bitiştirir (secdelerde).

 Demek oluyor ki namaz kılan bir insan, aynı zamanda bedenen muhtaç olduğu beden eğitimi, beden terbiyesini de yapmıştır.

 Aslında müslümanların beden eğitimi namazdır, namazdaki hareketlerdir. Namazlı bir insan, beden eğitimini de aynı zamanda yapmış, vücut zindeliğini sağlamıştır.

 Şurası unutulmamalı: Biz namazı şu veya bu faydasi icin değil, Allah emretmiş olduğu için, O’nun güzel emrini yerine getirmek ve rızâsini kazanmak için kılarız ve biliriz ki.

 Rabbimiz’in emrettiği şeylerde birçok fayda ve hikmetler vardır.

 Namaz, aynı zamanda müsavat (eşitlik) ve denge unsurudur. Erkek – kadın, zengin, fakir, âmir – memur…. aslında birdir, birbirine eşittir, kulluk plânında aralarında fark yoktur.

 Günün belli saatlerinde, istisnasız her müslüman aynı namazı kılacak, kiyam, kırâat, rükû ve sücûd gibi hep aynı hareketleri tekrar edeceklerdir. Yine zenginlik veya fakirliğine, âmirlik veya memurluğuna bakılmaksızın yanyana gelecek, omuz omuza verecek, saf durup el bağlayacak, Yaratan’ın huzurunda divan duracaklar, aynı işâretle yatıp kalkacaklardır.

 Allah’ a kul olmada ve kulluk vazifesini yapmada insanların aralarında asla fark yoktur, herkes müsavidir. Ben – sen yok, biz varız ve hepimiz kuluz. ( Tıpkı Fatiha Sûresindeki gibi: Fatiha Sûresinde ne diyoruz Allah’a : Biz ancak sana kulluk ederiz ve yalnız senden medet umarız. Bize doğru yolu göster…)

 Namaz aynı zamanda günlük işlerde de bir denge unsurudur. Günlük işlerin plânlanmasında namazın mühim bir yeri vardır. Namaz, günün muhtelif ve belli saatlerinde sıralanmiş olduğu için, müslüman günlük işlerini, yemek vakitlerini, istirahat zamanlarını, uyku saatlerini bir plâna bağlamak zorunda kalacaktır. 

 Plân ölcüsünü de, hic şüphesiz ki, namaz vakitlerinden alacak ve ona göre ayarlayacaktır. Namaz kişiyi dengesizlikten kurtarıp dengeli olmasını sağlayacaktır.

 Namaz, ayni zamanda bir ilham ve bir irşad kaynağıdır. Namaz dinin direği, hidayet güneşidir. Namaz irfan menbasi, takvâ kapısıdır.

 İnsandaki kötü duygu ve düşünceleri, aşırı istek ve arzuları firenler, kontrol altına alır, diğer taraftan sahibine iyi ve güzel ameller telkin eder.

 “(Resûlüm!) Sana vahyedilen Kitab’i oku ve namazı kıl. Muhakkak ki, namaz, hayâsızlıktan ve kötülükten alıkoyar. Allah’ı anmak elbette (ibadetlerin) en büyüğüdür. Allah yaptıklarınızı bilir.” (El-Ankebut 45)

 Elbette böyle olması icâb eder. Çünkü namaz, insanı günde beş defa Yaratan’ın huzûruna çıkarıyor. Bu arada O’na, her gün kırk defa “(Allah) Ceza gününün de mâlikidir.” dedirtiyor ve dehşetli bir günün geleceğini, herkese hesap sorulacağını hatırlatıyor.

 Namaz, aynı zamanda günahların silinmesine, günah kirlerinden temizlenmesine vesiledir.

 Kurân söyle der : ” Gündüzün iki ucunda, gecenin de ilk saatlerinde namaz kıl. Çünkü iyilikler kötülükleri (günahları) giderir. Bu, ögüt almak isteyenlere bir hatırlatmadır.” (El – Hud 114)

 Her Namaz bir hasenedir, bir güzelliktir. Güzelliklere devam edildikçe gecen kötülük silinir gider. Bu muhakkaktır. Buna binaen namaza devamedildikce – beşer hali – insanların çok defa kurtulamıyacakları bâzı günahlar yapılmış ise, onlar silinir gider ve beş vakit namaz arasında vâki olan küçük günahlara kefaret olur. Nitekim bir hadiste şöyle buyurulur:Her Namaz bir hasenedir, bir güzelliktir. Güzelliklere devam edildikçe gecen kötülük silinir gider. Bu muhakkaktır. Buna binaen namaza devamedildikce – beşer hali – insanların çok defa kurtulamıyacakları bâzı günahlar yapılmış ise, onlar silinir gider ve beş vakit namaz arasında vâki olan küçük günahlara kefaret olur. Nitekim bir hadiste şöyle buyurulur:

 “Bir namaz, diğer namaza kadar aralarındaki (günahların) kefaretidir, büyük günahlardan sakınmak şartıyla.” (Müslim)

 “6369 – Osman Ibnu Affan radiyallahu anh anlatıyor: “Resulullah aleyhissalatu vesselam’in şöyle söylediğini işittim: “Birinizin evinin avlusunda bir nehir aksa da bunun içinde günde beş sefer yıkansa acaba bedeninde hiç kir kalir mi?” Aleyhisalatu vesselam’in muhatabı: “Hiçbir sey kalmaz!” dedi. Resulullah da: İşte namaz da böyledir, suyun kiri, pası giderdiği gibi o da günahları giderir.”

 6375 – Hz. Enes radiyallahu anh anlatıyor: “Resulullah aleyhissalatu vesselam bir hurma kütüğüne (dayanarak) hutbe verirdi. Minber yapılınca (hutbelerde kütüğü bırakıp) minbere çıktı.Bunun üzerine kütük (bu ayrılık sebebiyle ağlayıp) inledi. Aleyhissalatu vesselam yanına gelip kucaklayıp teselli etti, kütük sustu. Aleyhissalatu vesselam su açıklamayı yaptı: “Eğer onu kucaklamasaydım Kıyamet gününe kadar inleyecekti.”



 Rabbim herkese hidayet nasip eyleye...

21 Şubat 2012 Salı

NERDESİNİZ



Başımı bir çeşmenin taşına koydum usulca,
Kulağımda suların ince çağıltısı var da
O eski sular yok taş oluklarda.
Yok artık yüzümde huzurdan bir iz,
Dilimde suya hasret bir memleket türküsü
Sularım nerdesiniz?

Bu apartman katlarından alın kurtarın beni,
Tavanlar basık basık, odalar yarım yarım,
Ey çocukluk günlerimi süsleyen sofalarım
Avlularım nerdesiniz?

Yine bu gece yarısı gözlerim kan çanağı,
Yine bekâr odamın ışığı yanık,
Yok şimdi benden başka bu şehirde uyanık
Uykularım nerdesiniz?

Önceleri yurdumun ak tenli kızlarının,
Türküler gibi içten, sıcak halleri vardı
Kızlar ki ince, uzun ve mahzun kuğulardı
Kuğularım nerdesiniz?

Köprülerle, çeşmelerle, minarelerle,
Kubbelerle yurdumu süsleyip duran
Ey mermeri nakış nakış işleyip konuşturan
Ulularım nerdesiniz?

Bir semaver gibi yüreğim sıcak şimdi,
Kimsesizlik ve gurbet, içimde düğüm düğüm,
Ey bayramdan bayrama yüzlerini gördüğüm
Komşularım nerdesiniz?

(Yavuz Bülent BAKİLER)

16 Şubat 2012 Perşembe

12 adımda beyninizi genç tutun

Beyin Cerrahı Doç. Dr. Cahide Topsakal, beyni daha zinde ve verimli kılmak için neler yapılması gerektiğine dair sorularımızı yanıtladı:


Beyinlerinizi verimli çalıştırmanın yolunu biliyor musunuz?

Uzmanlar beynin nasıl verimli çalıştırılacağı konusunda şu bilgileri veriyor.


1- Toplantı ve önemli işlerinizi sabah yapın. Beyin, saat 10.00'a kadar çok daha verimli çalışıyor

2- Öğlen yemekten sonra konsantrasyon düşer. 10 dakikalık öğlen uykusu, beynin tekrar çalışmasını sağlar

3- Beyin akşam saatlerinde tekrar çalışmaya başlar. Sakin bir müzikle, beynin stresini alabilirsiniz.



* İnsan zekasını, beynimi belirliyor?



İnsan zekasını yüzde 50 genetik özellikler, yüzde 50 çevresel faktörler belirler. Çevresel faktörler genetikten daha önemlidir. Çok zeki doğup, zekası ileride de aynı seviyede kalan çok insan var. Ama sıradan bir ailenin çocuğu olarak doğup, birer dehaya dönüşen örnekler de var. Bu; eğitimle alakalı. Beynin gelişim ve eğitiminin yüzde 90'ı, altı yaşa kadarki süreçte tamamlanır. Beynin anatomik gelişimi ise 20'li yaşlara kadar sürer. Öğrenme kapasitesi ilk altı yılda çok daha ön plandadır. Çocuğa ne verilecekse, bu dönemde verilmelidir. Anaokulu eğitimi önemlidir.



ÇOK OKUYAN GEÇ BUNAR
* Beyni geliştirmek için neler yapılabilir?


Yapbozlar, çocukların beyin gelişimi için yararlıdır. İleri yaşlarda da bulmaca çözmek, bol rakamlı şifreleri ve sayıları akılda tutmak ya da ezberlemek faydalıdır . Telefon numarası ezberlemekte de fayda vardır. Basit matematik hesaplarını kafadan çözmek de önemlidir. Bunları yapamayanların, bol bol kitap okumaları gerekir. Okuyan beyin, geç bunar. Bu egzersizler, beyinde kısa yollar oluşturur. Kısa yollar yaratmak, pratik yaşam için önemlidir. Mesela öğrenciler bir sorunun yanıtını kolay hatırlamak için cevap maddelerinin satır başlıklarına harf koyar ve ondan kelime üretir. Böyle kelimeler türetmek de, yapılması gereken bir egzersizdir. Diyelim ki; aracımı otoparkta yeşil alanda bulunan C6'ya koydum. 'Yeşil Bursa'nın Ceyhan 6'sı' diye bir kelime türetirsem, orayı unutmam zorlaşır.



07:00 - 10:00 ARASI ÇALIŞIN
* Beyin hangi saatte ne şekilde çalışmaktadır?


Depresyondaki beyin, gece yarısından sonra sağlıksız düşünür. İyi uyumuş ve yeterli beslenmiş bir bedenin beyni ise gerekli beyin egzersizlerini de yapmışsa; en iyi sabah saatlerinde çalışır. 07.00-10.00 arası, öğrenmeye en yatkın saatlerdir. Yemekten sonra konsantrasyon düşer ve uyku bastırır. Siesta döneminde beyin az çalışır ve hiç randıman alınmaz. Şekerlemeler, beyne iyi gelir. 10 dakikalık bir şekerleme bazen altı saatlik uykuya bedeldir. Beyin, akşam saatlerinde tekrar açılır. Ancak midenin aç olmaması gerekir. Beyin sadece şekerle beslenir. Kan şekeri düşerse, beyin çalışmaz. Sık ama az yemek, kan şekerini sabit tutmak için önemlidir.


GÜNDE ALTI ÖĞÜN YİYİN!
* Bu yüzden mi, sınavlardan önce şeker yemek önerilir?




Evet. Kan şekerini sabit ve yüksek tutmak, beynin tam kapasiteli çalışmasını sağlar. Beyin, hızlı şokları sevmez. Günde altı kez beslenmek ise en sevdiği şeydir. Zihin akşam saatlerinde açılır. Bunda çay ve kahvenin de rolü var. Gün içinde beden yorgun düştüğü için beyin de bir süre çalışmayı reddeder. Trafik stresi, gürültü ve aile problemleri beyni yorar. Bu yorgunluktan kurtulmak için kendi ilacınızı kendiniz bulun, sakin bir müzik ve biraz Polyannacılık gerekebilir. Uykudan az önce verim artar. Beyin gece verim alıyorsa, bu saatler değerlendirilmelidir .


* Başkasının acısına çok üzülmeyin


Beynimizi endişeden uzak tutmalıyız. Beyin 'acaba'yı sevmez. Evrene soru işareti şeklindeki düşünceler yayarsanız, gerçekleşecek güzel olayları olumsuzlaştırabilirsiniz. Hiç kimsenin acısı ile çok fazla empati yapmamak lazım. Çok fazla empati, benzer acıların size yapışmasına yol açar. Endişeli bir beyin verimli olamaz. Hedefe kitlenin! "Kesinlikle bunu yaşayacağım " dediğiniz anda, bir beyin cerrahı olarak size garanti ediyorum ki; yapamayacağınız şey yoktur. Öte yandan başarıya alışmış bir beyni de doyurmak gerekir. Böyle bir beyin, daha çok başarı ister.



* Beyni genç ve zinde tutmak için tüketilmesi gereken gıdalar var mı?


Muz, çikolata ve müzik beyni zinde tutar

Hafif miktarda kafein yani çay, kahve ve kola tüketimi beynin daha berrak çalışmasını sağlar. Birçok insanda kahve alışkanlığı beyni açmak için gelişmiştir. Kahve içmeden uyanamayan birçok insan vardır. Ancak alışık olmayan bir kişinin, güne kahve içerek başlaması ters etki yaratabilir. Çikolata, muz, fındık, fıstık ve balık gibi birtakım gıdalar ise serotonin içerdikleri için mutluluk hormonu yayılmasını sağlar. Bu gıdaların, beyni zinde ve mutlu tutmaya yönelik bir etkileri vardır. Mutlu beyin de, tam kapasite ile çalışır.


* Beyin sağlığı için kesinlikle uzak durulması gereken şeyler var mı?




Sigara ve alkolden mutlaka uzak durmak gerekiyor. Nikotin, vücudun bütün damarlarını büzeceği için beynin kanlanmasını bozar. Bu da; beyne az kan gitmesi anlamına geleceği için beyin yarı kapasite ile çalışmaya başlar. Sürekli alkol tüketenlerin beyinlerinde küçülmeler de olabilir. Kokain kullanımı da, beyni bir ceviz kadar küçültebilir.



HOBİLER EDİNMELİSİNİZ!
* Spor ve müziğin beyin sağlığına yönelik olumlu etkileri var mı?


Kesinlikle var. Spor ve müzikle alakalı olmak, beyni besler. Bir hobi edinmek bu anlamda çok önemlidir. Örgü örmek gibi en basit hobi bile, sizin, dolayısıyla da beyninizin mutlu olmasını sağlar. Spor yapmak da beyin sağlığı için çok yararlıdır. Spor yaparken, beyinde endorfin denen bir madde salgılanır. Bu da; beyne haz duygusu verir ve gelişmesini sağlar. Spor, beyinde gençlik hormonu salgılanmasına da imkan verir. Bu da, eskiyen hücreleri yeniler.


Unutkanlığın ilacı Meditasyon
* Unutkanlık, beynin çok yorulduğunun bir işaretimidir?


Unutmak, hafıza yorgunluğundan kaynaklanır. Genellikle önemsenen şeyler unutulmaz. Beyin önem sayısına göre olayları çöpe atar. 40 yaşından sonra, herkeste unutkanlıklar olur. Bunu geciktirmek elimizdedir. İyi beslenerek, kan şekerini sabit tutarak, spor ve beyin jimnastiği yaparak; unutkanlığı minimumda tutabiliriz. Beyin daha erken yaşlarda fire vermeye başlasa da, yaşlanma 40'lı yaşlardan itibaren gerçekleşir. Beyni stresten uzak tutmanın yollarından biri meditasyondur.


Antidepresan yerine gün ışığı
* Mutluluk ve mutsuzluk beyni nasıl etkiler?



Beyin depresyona girdiği zaman farklı, mutlu olduğu zaman farklı çalışır. Ağır depresyon yaşayanların hafıza kaybına uğrar. Hafızanın geri gelmesi, bir-iki yılı bulabilir. Bu yüzden, depresyonları ağır seviyeye vardırmamalı. Gün içinde beynin salgıladığı hormonlar, performans kabiliyetini etkiler. Mutsuzluk, mutluluk hormonunu aşağı çeker ve depresyonu getirir. Biz de, mutluluk hormonunun yeniden salgılanması için antidepresan veririz.


PERDENİZ AÇIK OLSUN!
* Antidepresanlar beyne herhangi bir zarar verir mi?



Beyne zarar vermezler ancak beyin dışındaki başka fonksiyonları etkileyebilirler. Şişmanlık ya da cinsel isteksizlik yaratabilirler. Ancak alkol ile birlikte alınırlarsa, beyne zarar verirler. Ben depresyondaki insanlara bol bol yürüyüşe çıkmalarını öneriyorum. Ayrıca, depresyona eğilimi olanlar odalarının perdeleri kapalı olarak uyumamalı. İnsanların sabahları gün ışığı ile uyanmaları gerekir. Gün ışığı, beyinde serotonin denen mutluluk hormonunu salgılayan en önemli faktördür. Sabahları, yavaş yavaş dönen ışığı beynin algılaması gerekir. İlaç, beynin kendi ürettiği serotoninin yerini almaz.