5 Ocak 2011 Çarşamba

SAKARYA - COĞRAFİ ÖZELLİKLER

İKLİM
Karadeniz kıyılarında kuzeye özgü karakter kazanan Karadeniz iklimi ile Marmara havzasına kadar uzanan Akdeniz ikliminin etkili olduğu il, iklimlerin geçiş alanıdır. Güney ve batıda Akdeniz ikliminin özellikleri görülmekle beraber, yaz kuraklığının sürekli olmaması, bazı yıllarda yağışların çok azalması ve genel olarak ortalama ve mutlak sıcaklık farklarının az oluşu bölgenin Akdeniz ve Karadeniz iklim bölgeleri arasında bir geçiş alanı olmasının göstergeleridir.
Ayrıca Marmara iklimi özelliklerini taşıyan Sakarya ili; yağışlı, rutubetli bir havaya ve ılıman bir iklime sahiptir. Kışlar bol yağışlı ve ılık, yazlar sıcak geçer. Yıllık ortalama sıcaklık 14,4 Cº, ölçülen en düşük sıcaklık -14,5 Cº,en yüksek sıcaklık 41,8 Cº’dir. Yıllık ortalama nem oranı % 73,9, yıllık yağış ortalaması 1,016 mm.’dir.
DOĞA
% 33,6’sı dağlar, % 44,3’ü platolar ve 22,1 ovalardan meydana gelen Sakarya vilayetinin bitki örtüsü oldukça zengindir.

OVALAR
Marmara Bölgesinin en büyük ovalardan biri olan Akova (Adapazarı Ovası), Aşağı Sakarya Vadisinde, Sapanca gölü ile Adapazarı’nın doğusunda Keremali dağı eteklerine kadar uzanır.
Aşağı Sakarya Vadisindeki bir diğer verimli ova ise, yine Sakarya Nehrinin oluşturduğu alüvyonlardan meydana gelen Pamukova’dır. Akova’nın kuzeyinde bulunan Söğütlü Ovası ve Kaynarca ilçesinin güneyinde ve batısında yer alan Şeyhler Ovası da ildeki bir diğer verimli ovalardır.
Akova (Adapazarı Ovası): Aşağı Sakarya Vadisinde, Sapanca Gölü ile Adapazarı’nın doğusunda yer alır. Yüzölçümü 620 km2 olan ova, Marmara Bölgesi’nin en büyük ovalarından biridir. Yüzyıllardır Sakarya Nehri, Mudurnu ve Dinsiz çaylarının oluşturduğu kalın bir alüvyon topraktan meydana geldiği için, Amik Ovası’ndan sonra Türkiye’nin en verimli ikinci ovasıdır. Ovanın doğu-batı yönünde uzunluğu 27 km, genişliği 23 km’ye ulaşmaktadır. Ovayı, güneyden kuzeye doğru akan Sakarya ırmağı ve doğudan güneye doğru akan Mudurnu Çayı sulamaktadır.
Pamukova: Aşağı Sakarya Vadisinde, ilin ikinci büyük ovası olan Pamukova’nın yüzölçümü 170 km2dir. Güneybatı-kuzeydoğu yönünde uzunluğu 28 km, kuzeyden güneye genişliği 6 km dolayındadır. Sakarya Nehri Mekece’den il topraklarına girdikten sonra hızla genişleyen Sakarya Vadisi’nde alüvyonların birikmesiyle oluşmuş verimli bir ovadır. Adını sınırları içinde yer aldığı Pamukova ilçesinden almıştır.
ğütlü Ovası: Akova’nın kuzeyinde bulunan Söğütlü Ovası, ilin en çukur tarım alanıdır. Ova 30 km uzunluğunda ve 20 km genişliğindedir. Çark Deresi’nin içinden geçtiği Söğütlü Ovası’nda taban suyunun yüksekliği ve Sakarya Nehri’nin taşkınları nedeniyle bazı bölümleri sazlık ve bataklık durumundadır.
Şeyhler Ovası: Kaynarca ilçesi sınırlarındaki Şeyhler Deresi’nin suladığı Müezzinler-Balcılar (güneyden-kuzeye) köyleri ile İskenderli Deresi’nin suladığı ve Konak Köyü-Küçükkaynarca (batıdan-doğuya) köyleri arasındaki verimli ovaya Şeyhler Ovası adı verilir.
AKARSULAR
Sportif faaliyetlerin yapılabildiği Melen ve Mudurnu dereleri ile taşımacılık için kullanılmaya hazır Sakarya Nehri ve diğer akarsuların doğal güzellikleri Sakarya ilini tabiat açısından daha da zenginleşmektedir.
Sakarya Nehri: Eskişehir’in 70 km. güneydoğusundaki Çifteler ilçesi Sakarbaşı denilen noktadan çıkan Sakarya Nehri 824 kilometrelik yol kat ederek Karasu Yenimahalle semtinden denize dökülür. Sakarya Nehri, daha sonra Polatlı (Ankara), Yunusemre, Mihalıçık (Eskişehir), Söğüt, Osmaneli (Bilecik) topraklarından geçtikten sonra Mekece’den il sınırlarına katılan ve uzun bir akış serüveninden sonra Karadeniz’e ulaşır. Sakarya Nehri kollarıyla beraber 824 km., olarak bilinse de kuruyan kolları dışında 720 km. uzunluğa sahiptir. Nehrin il içindeki uzunluğu 159,5 km.’dir. Pamukova’nın güneyinden il topraklarına giren Sakarya Nehri güneybatı, kuzeybatı yönünde akarak Geyve boğazından çıktıktan sonra Alaçam Deresi ile birleşip il merkezinin doğusundan Mudurnu Çayı’nı alıp kuzeye yönelerek Çark Suyu ile birleşir. Bu alanda balıkçılık ve havyar üretimi yapılır.
Mudurnu Çayı: Mudurnu’dan çıkıp, Dokurcun yöresinden il topraklarına giren çay, Akyazı ve Hendek ilçelerinin topraklarından geçip, 65 km.lik bir mesafeden sonra Hendek ilçesinin kuzeybatısında Sakarya Nehri’ne katılır.
Çark Suyu: Sapanca Gölü’nün fazla sularını, Sakarya nehri üzerinden Karadeniz’e boşaltan Çark Deresi 45 km. uzunluğundadır. Sapanca Gölü’nün doğusundaki Gölbaşı mevkiinden çıkan Çark Deresi, batıdan Elmalı Deresi, Kocadere ve Söğüt Deresi’ni alarak kuzeydoğuya yönelir. Serdivan ve Adapazarı ilçelerinin Beşköprü, Mithatpaşa, Altınova, Çark Mesire, Şeker, Yazlık, Yenikent semtlerinden geçtikten sonra Seyifler Köyü ve Kalesi yakınında Sakarya Nehri’ne katılır.
Dinsiz Çayı: Mudurnu Çayı’nın bir kolu olan Dinsiz Deresi, Hendek Beynevit Köyü yakınlarından doğar. Doğuda Fabrikadere ve Balıklıdere, güneyden Bıçkı Deresi ve Gürcü Deresi’ni de aldıktan ve 34 km.lik akış serüveninden sonra, Akyazı, Hendek ve Adapazarı ilçelerinin birleştiği noktada Mudurnu Çayı’na katılır. 
Maden Deresi: Hendek yakınında Çataltepeden doğan dere, önce Kabalak Deresi adıyla kuzeye akar, Yayla Deresi ile birleştikten sonra Karasu adını alır. Daha sonra Maden deresi adını alır ve toplamda 30 km. yol kat ettikten sonra Kocaali’nin batısından Karadeniz’e ulaşır. Alabalık ve sazan balığının bulunduğu derede olta balıkçılığı da yapılmaktadır.
Darıçay Deresi: Uzunluğu 33 kilometre olan dere, Kocatöngel Deresi adıyla kuzeye doğru akar, birçok küçük dereciklerle birleştikten sonra Darıçay Deresi adını alır ve Tuzla yakınında Sakarya nehrine katılır. 
Akçay Deresi: Geyve ilçesinin kuzeybatısındaki Eski Yayla mevkiinden doğan Akçay Deresi çok sayıda küçük dere ile birleştikten sonra Adliye Köyü kenarından Sakarya Nehri’ne katılır. Akçay Deresi boyunca alabalık üretimi çiftliği ve lokantaları mevcuttur. Bölge özellikle yaz aylarının kavurucu sıcağından kaçıp serinlemek isteyenlere eşsiz bir ortam sumaktadır.
Kara Çay: Sakarya Nehri, Pamukova ilçesinin güneyinde il topraklarına girdikten itibaren önce güneybatı-kuzeybatı istikametinde akar, devamında Geyve Boğazı’na girmeden önce sağdan Karaçay Deresi katılmakta ve yeşillikler içerisinde 28,6 km. yol kat etmektedir.
İstanbul Deresi: Orman içinden geçen şelaleler eşliğinde bir yürüyüş parkuruna sahip olan İstanbul Deresi her mevsimde tatilcilerin ziyaretine müsaittir. Dere içinden ve dere kenarından devam eden yürüyüş parkuru çevresinde bulunan kestane ve kayın ağaçları hoş bir görüntü sergilemektedir. Dere boyunca karşılaşılan küçük şelaleler, dere kenarında dizilen kestane ve kayın ağaçları ve suda bulunan benekli alabalıklar birleşerek bir doğa harikasını oluşturmaktadır.
Yanık Dere: Sapanca Gölü’ne dökülen derelerden biri olan Yanık Dere, aynı zamanda oldukça renkli bir yürüyüş parkuruna sahiptir. Parkurun başlangıcı Sapanca merkezinin 7 km. uzaklıkta olup Mahmudiye ve Maşukiye’nin tam ortasında bulunmaktadır. Doğaseverlerin hafta sonları yürüyüş parkuru olarak değerlendirdiği bölge orman içerisine ilerleyen bir patikayla başlayıp dere yatağına bağlanmaktadır. Minik şelaleleri doğal havuzları ve yer yer zorlu kaya tırmanışları ile diğer dere yürüyüş parkurlarından ayrılır.
Mahmudiye Deresi: Samanlı Dağlarından gelen kar suları ve mevsim yağmurları ile beslenen Mahmudiye Deresi, yeşilliklerle bezeli tabii güzellikler içerisinde akarak Sapanca Gölü’ne dökülür. Dere boyu özellikle hafta sonları yürüyüş maksatlı gelen ziyaretçilerini ağırlamaktadır.
Yırtmaç Deresi: Kuştünek yöresinden doğan dere, Kaynarca-Karasu sınırında Acarlar Gölü’ne dökülmektedir.
Aygır Deresi: Sapanca Gölüne dökülen yüksek debili, coşkulu derelerden birisidir. Derenin çevresinin doğa gezilerine uygun olması ve İstanbul’dan 1,5 saatlik bir yolculukla ulaşılması; özellikle hafta sonları doğaseverlerin başlıca uğrak yeri haline getirmektedir. Dere boyunca devam eden yürüyüş parkuru, kanyon içinde devam etmektedir. Kanyon içinde bulunan iki şelalenin görüntü güzelliği ve şelalelerin altındaki gölcüklerde yüzme imkânının bulunması tatilciler için burayı vazgeçilmez kılmaktadır. 
Değirmen Dere: Değirmen Dere Kandıra’nın doğusundaki Alabaşlar Köyü yakınından doğar. Kandıra, Kaynarca sınırını çizerek akar. Kaynarca’nın kuzeyinde Karaboğaz Yöresinde denize dökülür.
Büyük Melen: Efteni Gölü'nün kuzeybatısından çıkan akarsu, gölün sularını Karadeniz'e boşaltır. En yüksek akımı 170 m3/sn (Nisan), en az akım 8 m3/sn (Ağustos)'dir. Toplam uzunluğu 60 km. olan melen çayının 30,8 kilometrelik bölümü Sakarya ile Düzce illeri arasında sınır teşkil etmektedir. Bölge, güzergahı ve tabiatı açısından rafting ve doğa sporları için elverişli bir konuma sahiptir. Düzce’nin Cumayeri İlçesi Dokuzdeğirmen Köyü’nde başlayarak Kocaali İlçesi’nin Beyler Köyü’nde son bulan 12 kilometrelik raftinkg parkurunda alt yapı tamamlanmış durumdadır.

ŞELALELER
Çok sayıda akarsu olan ilde az sayıda şelale bulunmaktadır. Maden Deresi Şelalesi ve Maksudiye Şelalesi ildeki başlıca şelalelerdir.


GÖLLER
Sapanca, Taşkısığı, Poyrazlar, Acarlar, Büyük Akgöl, Küçük Akgöl ve Küçük Boğaz gölleri, Sakarya’nın eşsiz doğal güzellikleri arasında yer alır. Bu göller ve diğer doğal güzellikler ili adeta bir yeryüzü cennetine dönüştürmektedir.

Sapanca Gölü: Yüzölçümü 46 km² olan Sapanca (Sophon/Ayan) gölünün kuzey-güney uzunluğu 17 km., en geniş yeri 6 km.’dir. İzmit körfezine Marmara denizinin bir uzantısı iken, yığılmalarla göle dönüşmüştür. Sapanca Gölü, dağlardan inen küçük dereler ve göl dibindeki kaynaklardan beslenmektedir. Gölünü besleyen güney kıyısındaki dereler, doğudan batıya doğru Arifiye, Keçi (Kuruçeşme), İstanbul, Mahmudiye, Kurtköy, Yanık, Kuruçay ile kuzey kısmında dereler ise Cehennem, Aygır, Altıkuruş, Çakalöldü, Maden, Kuru, Liman, Eşme, Fındık, Tuzla, Çiftepınar, Balıkhane dereleridir. Denizden yüksekliği 31,5 m. olan gölün en derin yeri 61 m. ve kıyı uzunluğu 39 km.’dir.
Sapanca Gölü, su sporları bakımından da oldukça elverişlidir. Ulusal ve uluslararası kürek, yelken ve sörf müsabakaları gerçekleştirilmektedir. Alabalığı ve sazan balığı meşhur olan gölde ayrıca yayın, turna, tatlı su kefali ve kerevit gibi balık türleri de bulunmaktadır.

Poyrazlar Gölü: Adapazarı’nın 8 km. kuzeydoğusunda Poyrazlar Köyü bitişiğinde olan gölün yüzölçümü 6 km²’dir. Adını yanındaki köyden alan gölün diğer adı Teke gölüdür. Fazla sularını Sakarya nehrine boşaltan Poyrazlar gölü, çevresindeki meşe ve palamut ormanıyla da ilin önemli mesire yerlerinden biridir. Gölde başta sazan olmak üzere diğer tatlı su balıkları ve kerevit avlanabilmektedir.
Acarlar Gölü: Sakarya Nehrinin Karadeniz’e ulaştığı ağız kesiminin yaklaşık 6 km. batısında Karasu ve Kaynarca ilçelerinin sınırları içinde yer alır. Karadeniz kıyı çizgisinden ortalama 1,5 km. içeride ve kıyıya paralel bir uzanım gösteren Acarlar gölünün uzunluğu yaklaşık 12 km., genişliği ise 250 m. ile 1.250 m. arasında değişmektedir. Acarlar gölün (longosunun) yüzölçümü 15,6 km²’dir ve 8 km²’lik bölümü bataklık durumundadır.
Kıyıları dişbudak ormanlarıyla çevrili olan gölün en karakteristik özelliklerinden biri, göl tabanının çok yoğun orman ile kaplı olmasıdır. Göl ortamı, oldukça yoğun bir orman ve bitki örtüsü tarafından kaplanmış sulak-bataklık özelliği ile longoz karakterine sahiptir. Boylu ağaçlardan sazlıklara ve su bitkilerine kadar çok çeşitli bitki türü bir arada bulunmaktadır. Göl tabanı tamamen geçilmez ve çok sık bir bitki örtüsüyle kaplıdır. Gölde, tatlı su balıkları, sülün, çulluk ve yaban ördeği gibi hayvanlar bulunmaktadır.
Taşkısığı Gölü: Poyrazlar gölünün 15 km. kuzeybatısında, Taşkısık ve Ekizce köyleri arasındaki gölün yüzölçümü 9 km²’dir.  Dipten kaynayan sularla beslenen Taşkısığı gölü, kışın genişleyip yazın çekilmektedir. Güney kesimleri daha derin olan gölün, kuzey kıyıları sazlık ve bataklıktır. Gölde başta sazan ve diğer tatlı su balıkları ile kerevit avlanabilmektedir. 

Küçük Akgöl: Adapazarı’na 12 km. uzaklıkta Karasu karayolu üzerindeki göl, yanındaki Çaltıcak köyünün adıyla da anılmaktadır. Dipten kaynayan sularla beslenen gölün yüzölçümü 2 km²’dir. Gölün kenarındaki küçük koru, piknik ve kamp yapmak için oldukça elverişlidir. Gölde her çeşit tatlı su balığı yaşamakta olup, ayrıca göl çevresinde tavşan, keklik ve yaban ördeği avlanabilmektedir. 

Büyük Akgöl: Ferizli ile Karasu ilçeleri arasında Gölkent (Koyunağılı) beldesi sınırlarında yer alan gölün yüzölçümü 19 km²’dir. Adapazarı-Karasu karayolu yakınında yer alan gölün büyük bir bölümü sazlık ve bataklık durumdadır. Gölde yaban kazı ve yaban ördeği ile balık bulunmaktadır. Göl kıyısında mesire yeri düzenlenmiştir.
Küçük Boğaz Gölü: Karasu-Kocaali yolu üzerindedir. Tabii kaynaklarla beslenen bu gölün Karadeniz’den ayıran küçük bir parçası vardır. Gölün dar olan sağ kolu küçük bir çay halinde devam eder. Göl ve çevresinde tatlı su kefali, karatavuk, yaban ördeği ve bıldırcın avlanmaktadır. 

DAĞLAR/TEPELER
Sakarya ilindeki dağlar, Bolu’nun güneyindeki Köroğlu Dağlarının batı uzantısı olan Samanlı Dağları tek düzenli sıradağ dizisidir. Samanlı dağları Hendek, Akyazı ve Sapanca gölünün güneyindeki bütün alanları kapsamaktadır. Batı yönünde devam eden sıradağ dizisi İzmit’e ve Yalova’ya kadar uzanır. Bu alandaki sıradağlar fazla yüksek değildirler. İl sınırlarında yer alan dağlarda yüksek doruklara pek rastlanmamaktadır. Sakarya’nı en yüksek noktası Sakarya ovasının doğu ucunda, yani Hendek’in güneyinde yer alan Samanlı Sıradağlarından 1.543 m. yükseklikteki Keremali Dağı’dır. En yüksek ikinci noktası ise yine Sakarya ovasının güneyinde yer alan Samanlı Sıradağlarından 1.467 m. yükseklikteki Karadağ’dır. Diğer doruk noktaları 1.526 m. ile Anbarkaya Tepesi (Akyazı), 1.413 m. ile Sivriçalı Tepesi (Akyazı), 1.387 m. ile Dikmen Tepe (Hendek), 1.311 m. ile Karaağaç Tepesi (Pamukova) ve 990 m. ile Fındıktepe (Kocaali)’dir.


YAYLALAR
Sakarya Bölgesi, İstanbul gibi büyük bir metropole olan yakınlığının kendisine sağladığı coğrafi konum ve ulaşım kolaylığı avantajları sahiptir. İl İstanbulluların günlük yaşamın stresinden uzaklaşabildiği ve dinlendiği 22 yaylaya sahiptir. Günü birlik turlar ya da özel araçlarla yapılabilen yolculukların sonucunda ulaşılan halen el değmemiş yaylalar gözde mekânlardır. 

Soğucak Yaylası: 900 dönüm kadar bir araziye sahip olan Soğucak Yaylası, 1.100 m. yüksekliğinde ve Sapanca’ya 17 km. mesafededir. Sapanca-Muradiye Köyü istikametinden, Erdemli Köyü’ne gelmeden önce sağa ayrılan yolu takip ederek, 35 dakika kadar süren bir yolculukla yaylaya ulaşmak mümkündür. En yoğun dönemi, temmuz ayının ikinci haftasına denk gelen yayla şenlikleri zamanıdır. Yöre halkı ve çevre illerden gelen vatandaşların katılımıyla tam bir panayır havasında geçen “Soğucak Yayla Şenlikleri”, bir gün sürmekte, ancak yayla daha şenliklere bir hafta kala dolmaya başlamaktadır. Yayla şenlikleri kapsamında, bisiklet ve at yarışları, karakucak güreş müsabakaları, folklor gösterileri ve sanatçıların katılımıyla halk konserleri düzenlenmektedir.

Kırca Yaylası:
Bilecik istikametinden gelip, Pamukova’yı 2 km. geçtikten sonra, sağ taraftan Karapınar yoluna sapılmaktadır. Yayla Karapınar Köyünden 13 km. uzaklıkta olup, 30 dakika mesafededir. Alifuatpaşa’ya 30-35 dakika uzaklıkta olan yayla civarında Menekşeoruç ve Menekşeolak köyleri bulunmaktadır. Her yılın Temmuz ayında yaylada şenlikler düzenlenmektedir.

Katırözü Yaylası: Yayla, Pamukova’ya bağlı Eskiyayla köyü sınırları içerisindedir. Eskiyayla köyü (1125 m. yükseklikte) üzerinden Katırözü Yaylası’na varılmaktadır. Soğuk kaynak suları ve geniş piknik alanları ile eşsiz bir doğal güzelliğe sahip olan yaylanın üst yanında bulunan mağarada hava sirkülâsyonu olmakta ve sarkıt dikitler bulunmaktadır.

Kirpiyan Yaylası: Geyve’den 28 km. (1,5 saat) mesafede olan Kirpiyan Yaylası, Karapürçek-Güçücek’ten ise 20-22 km. (1 saat) mesafededir. Taraklı istikametinde Doğantepe yol ayrımından sola dönülerek Kamışlı Köyü yolu boyunca devam edilir. Kamışlı’ya gelmeden sağa ayrılan yola sapılarak Kirpiyan yaylasının yoluna ulaşılır. Kürklü Köyü bu yol üzerindeki son köy olup buradan Kirpiyan Yaylası ve daha da ilerleyerek Karagöl Yaylası’na ulaşılabilir. 

Keremali Yaylası: Akyazı’ya 17 km. ve 30-35 dakika uzaklıkta olan Keremali Yaylası’nda yerleşim olup yayla evleri mevcuttur. Değişik yüksekliklerde birbirine yakın dört yayladan oluşmaktadır.

Sultanpınar Yaylası: Dokurcun yolu üzerinde olup Akyazı’ya 45 km. mesafededir. Akyazı-Dokurcun istikametinde Beldibi Köyü karşısından sağa dönerek Boztepe Köyü yoluna ulaşılır. Boztepe üzerinden Güzlek Yaylası, Sultanpınarı Yaylası, Yörükyeri Yaylası, Çiçekli Yaylası ve Acelle Yaylası’na, Acelle üzerinden de Yanık Yaylası’na gidilir. Şerefiye ve Beldibi köyleri arası 1 km. mesafededir. Beldibi-Sultanpınar Yaylası arası ise 16 km.dir. Sultanpınar Yaylası orman ile çevrili geniş ve düzlük bir alana kurulmuş olup oldukça yeşil, huzur verici bir ortam sunmaktadır. Yaylada Olukbaşı Et-Mangal Tesisleri ve Sultanpınar Yayla Pansiyon faaliyet göstermekte olup, yayla evleri mevcuttur.

Acelle Yaylası: Akyazı İlçesi’nin 35-40 km. güneyinde yer alır. Acelle yaylasına ulaşım stabilize yoldan her tür kara taşıtı ile yapılabilmektedir. Yaylaya üç değişik güzergâhtan ulaşılabilmektedir. Birinci yol Beldibi, Boztepe, Çatalkaya üzerinden gider. İkinci yol Taşburun-Ballıkaya-Taşyatak-Hasyatak köyleri üzerinden çalışır. Üçüncü yol ise Taşburun-Ballıkaya-Taşyatak-Yanık yaylası güzergâhıdır. Bu yolların üçünün de az bir kısmı asfalttır. İlçe merkezinden yaylaya ulaşma süresi yaklaşık olarak 60 dakikadır. Yayla üç ayrı köy tarafından (Taşyatak-Hasyatak-Boztepe) ortaklaşa kullanılmaktadır. Geniş yapraklı ve iğne yapraklı ağaçlardan oluşan bir bitki örtüsüne sahiptir. Ayrıca orman içlerinde orman gülü ve şimşirden oluşan bodur ağaçlarda mevcuttur. Kanlıca, kuzugöbeği gibi yer mantarları ve ağaç mantarları bulunur. Yaylanın tam ortasından Enişte Deresi geçmektedir. Bu dere üzerinde halk tabiriyle “Büyük Deniz” denilen 60-70 m. uzunluğunda 3-4 m. genişliğinde, derinliği tam olarak bilinemeyen doğal yollarla kaya kütleleri arasında oluşmuş bir su birikintisi mevcuttur. Enişte Deresi’nin yatak genişliği düz alanlarda 8-10 metreyi, kayalık arazilerde ise yer yer 2 metreyi bulur. 

Yanık Yaylası: Acelle Yaylası’ndan 15-20 dakika mesafede olup, yayla evleri mevcuttur.

Sulucaova Yaylası: Beldibi’nden 22 km. mesafede olup, ulaşım 50 dakika sürer. Yaylada yerli halkın yaz kış oturduğu yayla evleri mevcuttur.

Yörükyeri Yaylası: Dokurcun yolu üzerinde olup, Azizağa-Yörükyeri arası 20 km.dir. Yörükyeri Yaylası’na Sultanpınarı Yaylası üzerinden de ulaşılabilmektedir.  

Çiçekli Yaylası: Dokurcun yolu üzerinde bulunan Çiçekli Yaylası, Denderiz’den 30 dakika mesafededir. Sultanpınarı Yaylası’ndan doğu istikametine ilerleyip, Yörükyeri Yaylası üzerinden de ulaşılabilir. Yaylada yayla evleri mevcuttur. 

Akar Yaylası: Çiçekli yayla’sından yaklaşık 15-20 dakika mesafededir. 

Haydarlar-Kuloğlu Yaylası: Akar yaylasına 10 dakika mesafededir.

Davlumbaz Yaylası: Haydarlar’a 10 dakika, Dokurcun’a 30 dakikalık mesafede olan yaylaya Dokurcun’dan güney istikametinde gidilerek Haydarlar Köyü üzerinden de ulaşılabilir.

Turnalı Yaylası: Dokurcun’a 40 dakikalık mesafededir.

Çiğdem Yaylası: Hendek ilçe sınırları içinde yer almaktadır. Dokurcun ve Çiğdem Yaylası arası 18 km.dir. Bununla birlikte Hendek-Karadere üzerinden Dikmen ve Çiğdem Köyleri’ne, buradan da 1.500 metredeki Çiğdem Yaylası’na ulaşılabilmektedir. Yapısıyla ilgi çeken evlerin de bulunduğu yaylanın;  “topukotu” olarak adlandırılan çimle kaplı geniş alanı, küçük ve hafif eğimli tepeleri ile planlı bir çevrede oldukça hoş bir manzarası vardır. Yaylada her yıl temmuz ayının ikinci haftasında yayla şenlikleri düzenlenmektedir. 
Dikmen Yaylası: Hendek İlçe sınırları içerisinde yer almaktadır. Hendek ve Dikmen Yaylası arası 1,5 saattir. Hendek-Karadere üzerinden Dikmen ve Çiğdem Köyleri’ne, buradan da yaylaya ulaşılabilir. Orman gülleri ile ünlü olan yaylada elektrik mevcuttur.
Karagöl Yaylası: Taraklı’nın 21 km. kuzeydoğusunda Samanlı Dağları’nın uzantısı olan dağlar üzerinde yer alıp deniz seviyesinden yüksekliği 1.200 m.dir. Etrafı tamamen çam, kayın, köknar ve meşe ağaçları ile kaplı olan Karagöl Yaylası, 567 hektar genişliğindeki alanıyla, bol oksijenli havası ve soğuk içme sularıyla doğal bir tedavi merkezidir. İlkbaharda karların erimesiyle sularla kaplanan yayla, nisan ayının ikinci yarısında, sular tamamen çekildikten sonra doğa harikası bir görünüme bürünmektedir. Yaylada her hafta cuma günleri pazar kurulur ve o gün akşama kadar çeşitli şenlikler yapılır. Tamamen ahşaptan yapılmış yayla evleri ilgi çekmekle birlikte, son zamanlarda betonarme evler de yapılmaktadır. Her yıl yurt içinden binlerce insanımız burada kamp kurup konaklamaktadır. 

Hamzapınar Yaylası: Taraklı Yaylası’nın 1 km. aşağısındadır. Belengerme Tepesi’nin arka yüzünde kalan Hamzapınarı içimine doyum olmayan nefis bir soğuk suya sahiptir. Taraklı İlçesi’ne gelen konukların çoğunluğu Orman İşletmesi tarafından düzenlenen halka açık piknik alanına götürülür.

Belengerme Yaylası:
Taraklı İlçesi sınırları içerisinde yer alan yayla, Karagöl Yaylası sınırında Hamzapınar Yaylası bitişiğinde, Tuzla Köyü’ne 1 km. mesafededir. Belengerme Tepesi’nden bakıldığında tabiat harikası Karagöl Yaylası’nın tamamı görülebilmektedir.

İnönü Yaylası: Pamukova İlçesi sınırları içerisinde yer alan yayla, özellikle hafta sonları İzmit ve İstanbul’dan gelen ziyaretçilerin kamp yapmaları için gereken ortamı sağlamaktadır. İnönü Yaylası’ndan 20 dakikalık bir yürüyüşle, orman içindeki bir patika takip edilerek daha yukarıdaki Erikli Yaylası’na varılabilir. İnönü Yaylası’ndan doğrudan Hüseyinli Köyü üzerinden Pamukova-Çilekli-Mekece yoluna da çıkılabilmektedir.

Güzlek Yaylası: Dokurcun yolu üzerinde ve Akyazı’ya 45 km. mesafededir. Akyazı-Dokurcun istikametinde Beldibi Köyü karşısından sağa dönerek Boztepe Köyü yoluna ulaşılır. Boztepe üzerinden Güzlek Yaylası, Sultanpınarı Yaylası, Yörükyeri Yaylası, Çiçekli Yaylası ve Acelle Yaylası’na, Acelle üzerinden de Yanık Yaylasına gidilir. Şerefiye ve Beldibi köyleri arası 1 km. mesafededir. Beldibi-Güzlek Yaylası arası ise 12 km.dir. Her yıl mayıs ayında çevre köylerden yaylaya gelen yaylaklar burada bulunan yayla evlerinde kasım ayına kadar kalmakta, bu süre içinde yaban çileği toplayıp satmakta ve hayvancılık yapmaktadırlar.


DENİZ
60 km. Karadeniz’e kıyısı olan ilin kuzeyde Kaynarca, Karasu ve Kocaali ilçeleri sınırları boyunca eşsiz kumsalı ve şifalı kumu bulunmaktadır. Deniz turizmi açısından cazip mekânlara sahip olan Sakarya geleceğin gözdesi olmaya adaydır.  

Karasu: 20 km. uzunluğunda geniş bir kumsala sahip olan Karasu sahili romatizmal rahatsızlıklara iyi gelen ince taneli kumu ve temiz suyu ile doğal bir plajdır. Özellikle yaz aylarında hafta sonları serinlemek maksadıyla sahil hattına akın eden ziyaretçileri sayesinde yoğunluk yaşanmaktadır. Bu ziyaretçiler günübirlik geldiği gibi ikinci konutlarda, ilçede bulunan pansiyon ve otellerde de konaklamaktadır.
Sahil hattı boyunca yeme-içme tesisleri, müzikli eğlence yerleri ile yaz akşamları oldukça hareketli geçmektedir.
İlçe’nin turizm potansiyeli olan bir bölgesi de “Botağzı” diye bilinen, merkeze yakın Yenimahalle Semti’nde yer alan, Sakarya Nehri’nin Karadeniz’e döküldüğü bölgedir. Özellikle hafta sonu yoğun ziyaretçi çeken bölgede yeme-içme tesisleri, çay bahçeleri mevcuttur. Burada her mevsim taze balık yemek mümkündür. 

Kocaali: Karasuya 16 km. uzaklıkta bulunan Kocaali İlçesi şifalı kumu, doğal plajı, kolay ulaşımı ile eşsiz bir sahile sahiptir. İlçe özellikle ikinci konutlarıyla il turizmine katkı sağlamaktadır. Kocaali İlçesi’nde bulunan ikinci konutlar Karasu İlçesi’nden farklılık göstermektedir. Karasu’da genellikle çok katlı ikinci konutlar yaygınken, Kocaali İlçesi’nde konutlar tek veya iki katlı ve genellikle siteler halindedir. Bu bölge Sakarya Nehri’nin Karadeniz’e taşıdığı kirlilikten de fazla etkilenmemektedir. Pansiyonculuğun da yaygın olduğu ilçede yeme-içme tesisleri, müzikli eğlence yerleri Karasu İlçesi’ndeki kadar olmasa da bulunmaktadır. 

Melenağzı: Sakarya ili ile Düzce il sınırını oluşturan kesimdedir. Kıyı tamamen kumsaldır.


YER ALTI SULARI/SICAK SULAR
Sakarya ili kaynak ve maden suları açısından oldukça zengin bir yapıya sahiptir. Bunların en önemlileri Akyazı, Sapanca ve Geyve ilçelerinde bulunmaktadır. Kuzuluk, Şerefiye, Kristal, Kardelen, Reşadiye, Mahmudiye, Memnuniye ve Çamdağı kaynak suları bunların başlıcalarıdır.
Deprem bölgesi olması nedeniyle bölgede çok sayıda kaplıcada bulunmaktadır. Binlerce kişinin aynı anda konaklama imkânı bulduğu tesisleriyle Akyazı-Kuzuluk Kaplıcaları, Geyve Acısu, Geyve Ilıcası ve Taraklı Kil Hamamı kaplıcaların başlıcalarıdır.

Kuzuluk Kaplıcaları: İlin en önemli sıcak su kaynakları, Selçuklular döneminden bu yana bilinen bir termal merkez olan Kuzuluk kaplıcalarıdır. İl merkezine 43 km. Akyazı ilçe merkezine 8 km. uzaklıkta bulunan kaplıcalar; deniz seviyesinden 100 m. yükseklikte meşe ağaçları arasında, birçok su kaynaklarından meydana gelmiştir. Kaplıca binaları pavyonlar halinde inşa edilmiş olup, her biri özel kaynaklarla beslenmektedir. Özel bir firmaya ait olan ve 1996 yılında faaliyete geçen Kuzuluk Evleri, Kuzuluk Beldesi’nde bulunan tek kür merkezidir. Kuzuluk Evleri 1.500’ü aşkın devre mülk dairesinden oluşmaktadır. Bu devre mülkler yılın 22 dönemi, yaklaşık 100.000 kişiye konaklama imkânı sunmaktadır. Şifalı kaplıca sular

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Mutluluğun Anahtarı